HAK GAZETESİ

'Kültürel Dönüşümler İçerisinde İnançların Yeri'

Kültürel Dönüşümler İçerisinde İnançların Yeri konulu konferans gerçekleştirildi.

'Kültürel Dönüşümler İçerisinde İnançların Yeri'
Tarih: 23-02-2018 08:12
269 Okunma

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde ‘Kültürel Dönüşümler İçerisinde İnançların Yeri’ konulu bir konferans düzenlendi.

Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsünün, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılı bilimsel faaliyetler kapsamında düzenlediği ‘Kültürel Dönüşümler İçerisinde İnançların Yeri’ konulu konferans, Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. 

Üniversitenin Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erdoğan Çiçek, Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hulusi Yılmaz, akademik ve idari personel ile öğrencilerin katıldığı konferansta,  İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Bıçak konuşmacı olarak yer aldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan konferansın açılışında konuşan Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hulusi Yılmaz, “Alevilik-Bektaşilik araştırmaları üzerine kurulan Enstitümüz, konuları tarihi, dini, kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla geniş bir zaman dilimini ve coğrafyayı dikkate alarak incelemektedir. Bu anlayış çerçevesinde bünyemiz elverdiği ölçüde farklı çalışma alanlarında faaliyet göstererek, seminer, sempozyum, konferans ve kongreler düzenleyerek ülkemizin önde gelen bilim insanlarını akademik camiamız ve öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Bu vesileyle bugün bizleri kırmayarak aramızda bulunan Prof. Dr. sayın Ayhan Bıçak hocamıza ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum” dedi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Bıçak, geçmişten ve günümüzden örnekler vererek “Kültürel Dönüşümler İçerisinde İnançların Yeri’ başlığında bir konuşma yaptı.

Prof. Dr. Ayhan Bıçak şöyle konuştu: “Son yıllardaki okumalarımda ve yaptığım araştırmalarımda Türkiye’deki sorunlarımızdan bir tanesinin, kültürel yapıların,  inançlarımızla da örtüştürdüğümüz geleneklerimizin etkinliğinin bizim üzerimizdeki baskısını daha fazla görmeye başladım. Kişi olarak inançlarımızı yerine getirdiğimizde topluma karşı da sorumluluklarımızı yerine getirdiğimizi düşünüyoruz.  

Toplumun psikolojisi, yaratıcılığı, özgürlüğü, sorun çözme becerisi, toplumun ihtiyaçları giderilebilir olunmalıdır. Medeniyet ve inanç arasında ne fark var dediğimizde inanç, insanlık tarihinin başından itibaren yaratıcı ve bizi koruyucu bir güce dua ediyoruz ve ibaret ediyoruz. İnançların temeli budur. Bunun dışında kalanların tümü, yapıp-ettiklerimiz medeniyete ilişkindir. 

İktisata ilişkin verilere ve ‘İktisatın inançla ne ilişki var?’ diye baktığımızda, bir malın üretilmesini bize herhangi bir kutsal kitap bildiriyor veya dualarımızda bir malın bize nasıl üretmemiz gerektiğini tanrıya soruyor muyuz? Dünyadaki hiçbir kutsal kitaplarında bunları bulamazsınız. Çünkü bunlar insan aklının üreteceği şeylerdir. Ancak biz o malı üretirken besmeleyle başlayabiliriz. Besmeleyle başlanmasında yaratıcıdan yardım istemektir. Afganistan’da İngilizler ile Afganlar savaşırken iyi savaşan Afganların ciğerini sökemeyen İngilizler, ‘sizin kullandığınız tüfeklerde domuz yağı, domuz kılı kullanılıyor’ diyorlar ve Afganlar tüfekleri atıp kaçıyorlar. Yani bu gibi şeylerde gereksiz hassasiyetler ortaya çıkıyor. Bu olmaması gerekendir.

Niye üretemiyoruz ve İslam dünyasına günümüz açısından baktığımızda, dünyadaki savaşların neredeyse tamamına yakını İslam dünyasında oluyor ve çoğunluğu da iç savaş şeklinde oluyor.  Bir yandan da şöyle de bir inancımız var ‘İslam dünyanın en mükemmel dinidir’. Şimdi bir yanda mükemmel bir inanca sahibiz, bir yandan da kendi halimize baktığımızda son 200 yıldır sefalet içerisinde yaşıyoruz. Ya biz İslam’ı bilmiyoruz ve İslam’ı bir duygusal olarak yüceltiyoruz, ya da 20. yüzyılda nasıl yaşamamız gerektiğimizi keşfedemedik. 20. yüzyılın ilkelerine baktığımızda kapitalist sistem belirleyici oluyor. Kapitalist sistemde ayakta durabilmeniz için üretme, sorun çözüm becerinize bağlı olarak mal üretimini en yüksek seviyelere ulaştırmamız lazım. Bu malın üretimi de yetmiyor, buna pazar bulmanız ve bunun içinde dünyayı dolaşmanız, dünyaya açılmamız gerekiyor.” 

Konferans, katılımcıların sorularının cevaplandırılmasının ve Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hulusi Yılmaz tarafından Prof. Dr. Ayhan Bıçak’a plaket takdimi ile son buldu.


YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


DİĞER HABERLER


Masa Üstü Sürüme Geç